PARATİROİD BEZİ HASTALIKLARI

 


 

Paratiroid bezler

 

Genellikle 4 adettir (boynun her iki tarafında üst ve alt paratiroid bezler) ancak sayıları ve bulundukları yerler değişkenlik gösterebilir. Normal yerleri dışında boyunda dil kökünden göğüs boşluğuna kadar herhangi bir yerde bulunabilirler

 

Parathormonun kalsiyum metabolizması üzerine etkisi

Bu bezler vücudun kalsiyum dengesini düzenlemede önemli fonksiyonu olan Parathormonu (PTH) salgılarlar. Parathormonun kalsiyum metabolizması üzerine etkisi;

Kemikte çökmüş olan kalsiyumun kana geçişini artırır

Böbreklerden kalsiyum geri emilimini artırır ve böbrelerde aktif D vitamini oluşumunu artırır.

 

Aktif D vitamini etkisiyle barsaklardan kalsiyumun geri emilimini artarır.

 

Parathormunun aşırı salgılanmasına bağlı olarak ortaya çıkan tabloyahiperparatiroidizmdenir.

Hiperparatirodizme bağlı olarak ise kan kalsiyum düzeyi yükselir (hiperkalsemi) ve buna bağlı şikayetler ortaya çıkar. Ayrıca çok hızlı ilerleyen bir kemik erimesi ortaya çıkar.

 

Paratiroid bezi hastalıkları

Hiperparatiroidizmin (aşırı Parathormon salgılanması) nedeni paratiroid bezlerin kendisinden köken alıyorsa ortaya çıkan klinik tabloya primerhiperparatiroidizmadı verilir.

 

Başka bir nedene bağlı (kronik böbrek yetmezliği veya barsaktan emilim bozukluğu-malabsorbsiyon) olarak ortaya çıkıyor ise sekonderhiperparatiroidizmolarak isimlendirilir.

Paratiroid bezlerin yeterli fonksiyon görememeleri halinde ortaya çıkan tabloya ise hipoparatiroidizm denir. Hipoparatiroidizm durumunda kan kalsiyum düzeyi düşer ve buna bağlı şikayetler ortaya çıkar. En erken bulgular el-parmak uçlarında ve ağız çevresinde uyuşma ve karıncalanmadır. Kan kalsiyumu düşmeye devam ederse şikayetler artar ve kasılmalar gelişebilir.

Primer hiperparatiroidizmin üç nedeni vardır:

  • Adenom - %80-85 (sıklıkla tek bir paratiroid bezindeki iyi huylu tümördür; nadiren iki veya daha çok paratiroid bezinde de olabilir)

  • Hiperplazi - %10-15 (bütün paratiroid bezlerin aynı anda büyümesidir)

  • Kanser - %1-2



Primer hiperparatiroidizm toplumda görülen kan kalsiyum yüksekliğinin en sık nedenidir. Kadınlarda daha sık görülür. Bir kısmı ailesel veya diğer bazı endokrin hastalıklar ile beraber ortaya çıkabilir.Bazı hastalarda belirtiler çok hafif veya hiç yoktur. Bu tip hastalar çeşitli nedenlerle kan incelemeleri yapılırken kan kalsiyum düzeylerinin yüksek bulunması ile tanı alırlar.

Diğerlerinde ise halsizlik, kilo kaybı, bulantı, ülser gelişimi, pankreatit, kabızlık, kas, eklem ve kemik ağrısı, güçsüzlük, baş ağrısı, hafıza kaybı, psikolojik problemler, kalple ilgili şikayetler, böbrek taşı, idrarda kan, çok idrara çıkma ve yanma gibi şikayetler ve bulgular olabilir. Hastalığın ileri dönemlerinde böbrek taşı ve buna bağlı idrarda kan, çok idrara çıkma ve yanma gibi şikayetler ve bulgular olabilir. Hastalığın ileri dönemlerinde böbrek taşı ve buna bağlı böbrek yetmezliği, kemik kistleri ve patolojik kemik kırıkları gelişebilir.

 

 

Tedavi

Şikayeti veya hastalığa ait bulgusu olan bütün primer hipertiroidi hastalarına operasyon önerilmelidir.
Paratiroid bezlerinin klasik ameliyatı, tiroid ameliyatlarına benzer şekilde deri kesisi yapılması ve bütün paratiroid bezlerin görülmesidir . Bu tip bir cerrahi planlanıyorsa ilk ameliyattan önce mutlaka görüntüleme yöntemleriyle patolojinin gösterilmesine gerek yoktur; zaten operasyon sırasında bütün paratiroid bezleri değerlendirilecektir. Bu tip bir ameliyatın tecrübeli  cerrahların elinde %95 oranında başarı sağladığı gösterilmiştir.

  • Paratiroid bez hiperplazisinde (4 bezde de hastalık varlığında),

  • Sekonder ve tersiyer hiperparatiroidizmde,

  • Paratiroid kanseri teşhisi konmuşsa,

  • Bazı ailesel endokrin hastalıklara eşlik eden olgularda mutlaka bu şekilde bir boyun eksplorasyonu yapılmalıdır.


 

Son yıllarda en sık uyguladığımız ameliyat ise minimal invazif paratiroidektomidir. Biyokimyasal testlerle tanı konduktan sonra ultrasonografi ve/veya sintigrafi ile tek bir paratiroid bezinde adenom olduğu gösterilebilirse ufak bir cilt kesisi (orta hatta veya boynun yan tarafında) yapılarak sadece o paratiroid bezine yönelik bir cerrahi girişim yapılabilir.

 

Avantajları

  • Lokal anestezi ile yapılabilir

  • Ağrı çok daha azdır

  • Ameliyat sonrası daha iyi bir kozmetik sonuç elde edilir

  • Hastanede kalmaya gerek olmayabilir veya sadece bir gece kalınır

  • Ameliyat sonrası işe dönüş hızlıdır.

Minimal invazif paratiroidektomi tecrübeli ellerde ve hasta seçimi iyi yapılmış ise %95 dolayında başarı sağlar.

Operasyon sonrası hastaların geçici hipokalsemileri (kan kalsiyum düzeyinde düşme) olabilir. Bu dönemde hastalar ağız yoluyla kalsiyum ve D vitamini desteği yapılarak veya gerektiğinde damar yoluyla kalsiyum verilerek tedavi edilirler.

© 2023 by GREG SAINT. Proudly created with Wix.com

  • s-facebook
  • Twitter Metallic
  • s-linkedin